Son Haberler
Anasayfa / Sağlık ve Psikoloji / Düğünden Önce Kolay Kilo Vermenin Yolları

Düğünden Önce Kolay Kilo Vermenin Yolları

Beslenme alışkanlıklarınızı değiştirerek verdiğiniz kiloları kalıcı kılın…

Duyarlılığınızı Artırarak Kilo Verin

Duyarlılık artık yeni mottonuz olmalı. Sonuçta hayatınızdaki her şeyi duyarlılıkla yapmak sağlıklı bir yaşamın anahtarıdır. Artık kendi bedeninize hapsolmak zorunda değilsiniz. Tek ihtiyacınız hayatınıza ve kendinize karşı daha çok duyarlı olmak. İlk adımınız ise yemek porsiyonlarınızı azaltmak olmalı. Daha az ama daha sık yemelisiniz.

Eski alışkanlıklıkları kırmak zordur. Yanlız beslenme tarzınızı değiştirmek hayat tarzınızı değiştirmenize yol açar ve hayatınızı değiştirmeye başladığınız ilk günden itibaren ”yeni siz” olarak ”eski size” bakmalı ve başaracağınız daha çok şey için ümit dolmalısınız. Fiziksel olarak değişebilmek için öncelikle zihinsel değişimi yaşamanız gerekiyor.

Demesi kolay diye mi düşünüyorsunuz ? Evet, yanlız hayattaki her şey gibi, küçük porsiyonlar halinde yemek de öğrenilen bir başarıdır ve kesinlikle pratik ve sabır ister. Herkesin sıklıkla düştüğü hata, kendine ve beslenme alışkanlığına çeviremeyecek kadar tembellik ederiz.

Ufak Adımlarla Başlayın

Daha önce diyet yapmayı denemiş herkes bilir ki, yoksunluk hissi her zaman kilo verme planlarınıza eşlik eder. Bunun sonucu da neredeyse her zaman diyeti yarıda bırakmak veya diyeti bozmak olur.

Rejiminizi pat diye kesmek yerine yavaş yavaş kendinizi daha az yemeye alıştırmalısınız. Tabağınızı tepeleme doldurduğunuzda yemeğin ortasına doygunluk hissetseniz de tabağınızdakini bitirmeye devam edersiniz. Porsiyonlarınızı küçültün.

1- Dengeli Beslenmelisiniz

İdeal olarak yediğiniz her tabakta biraz protein , biraz yağ ve biraz da lifli yiyecek bulunmalı ki masadan doymuş ve tatmin olmuş bir şekilde kalkabilin. Tabi bu planlama gerektiriyor. Bu alışkanlık manasızca yediğiniz aburcuburların önlenmesinde de etkili olacak.

Atıştırmalık olarak bir elma yediniz farzedelim. Bu her ne kadar sağlıklı olsa da kendinizi tam olarak tatmin olmuş hissetmezsiniz çünkü protein veya yağ içermez.

2- Kendinizi Yoksun Bırakmayın

Kendinizi yoksun ve aç bırakmayın. Çok zorlu bir rejime bir anda başlayıp bütün kalori alımını bloke ederseniz bu sadece metabolizmanizi yavaşlatacak ve yorgun, halsiz görünmenize yol açacaktır. Alması gereken kaloriyi alamadığını farkeden metebolizmanız kendini korumaya alacak ve içerideki kalorileri de yakmayacaktır.

Kalori hesabı yapmayın. Şimdilik sadece porsiyonlarınızı küçültmeye bakın. Mesela tabağınıza her zaman aldığınızdan %20 daha az yemek koyun. Birkaç hafta içinde bu duruma alışacaksınız ve size normal gelecek.

3- Lezzetli ve Oranlı Yiyin

Her diyet kürü, arada bir zararlı atıştırmalarınıza izin vermeli. Lezzetli yiyecekler yiyebilirsiniz ama hep küçük porsiyonlarda olması gerektiğini unutmamalısınız.

Tabii ki, krema sosları, şekerler gibi gıdaları sürekli tüketmek kilo kaybı planlarınıza büyük oranda sekte vuracaktır. İştah kabartan kalorili lezzetler yerine normal yiyeceklerden de keyif almaya çalışmalısınız.

4- Kalorileri Yiyin, İçmeyin

Bir kutu Cola aşağı yukarı 138 kalori içerir. Günde 3 kutu kola içtiğinizi düşünün. Hiç ihtiyacınız olmayan 400 kaloriyi aldınız demektir. Bunların yanına bir de günlük içeceklerinizi ekleyin. İşte içilen kahveler, sodalar, meyve suları derken gün boyunca ihtiyacınızın çok üstünde kalori alıyorsunuz. Üstelik bunların hiç biri iştahınızı kesecek ve sizi tok hissettirecek şeyler de değil.

Kesinlikle baş içeceğiniz su olmalı. Suyu elinizden düşürmeyin. Diğer içecekleri günde 1 veya 2 taneyle sınırlayın. Kahve veya siyah çay alışkanlığınızı yeşilçayla değiştirmenin de büyük faydasını göreceksiniz.

5- Sporu Gözünüzde Büyütmeyin

Tabi ki diyetiniz sporla birleştiğinde çok daha etkili olacaktır. Ama spor lafı gözünüzü korkutmasın. Küçük porsiyonlara alışır gibi küçük hareketlere alıştırın kendinizi.

Ufak mesafeleri yürüyün. Şimdi çok yorgunum, çok açım, maç var, arkadaşım bekliyor gibi bahaneleri bir kenara bırakın. Zaten yürüyeceğiniz yarım saati geçmeyecek. Üstelik her gün o yolu biraz daha rahat yürüdüğünüzü farkedeceksiniz. Hatta bir iki aya kalmadan “Yahu iki adımlık yer, trafiğe girmeyelim de yürüyelim.” Demeye başlayacaksınız.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*