Son Haberler
Anasayfa / En Yeniler / Eşim Eve İşten Gelince Çok Sinirli Oluyor

Eşim Eve İşten Gelince Çok Sinirli Oluyor

Evliliğinizde, çok küçük şeyler yaparak çok büyük farklar oluşturabilirsiniz. Yeter ki, yüreğinizden bir simyacının taştan bir altın yapmayı hayal edecek ümidi eksik olmasın. Öyleyse hiç durmayın.

Hanımlara: Belki farkında değilsiniz ama erkekler eve yara alarak dönerler. Bu o kadar gizli bir yaradır ki kendileri bile farkında değildir. İş için yola çıkan bir erkek çok sayıda bilinmeyenle yüzleşmek üzere güne başlar. Piyasada çok sayıda faktörle boğuşmak zorundadırç Memur ya da işçi ise mutlaka emir altına girecektir, bir rutinin çarkları arasında koşuşturacaktır. Amir ya da patron ise piyasanın şartlarıyla karşı karşıyadır; yine kendi başına değildir.

Çeklerin ödenmeme ihtimali, dövizin dalşgalanması, enflasyonun büyümesi, rakiplerin bastırması gibi çok sayıda emredicinin süpriz komutlarını beklemektedir. Hele de büyükşehirde yaşıyorsa, kurallarını kendisinin koymadığı bir trafiğin cenderesinden geçmek zorundadır. İster belediye otobüsü ile gitsin, ister çok pahalı arabasını kullanıyor olsun, yol koşullarına eksiksiz itaat etmek zorundadır. Evden işe giderken trafikte, işte piyasa şartlarıyla ya da amiriyle, eve dönerken yine trafikte uyum içinde kalmak üzere ezilip büzülen erkeğin eve geldiğinde kendisini ”daha serbest” hissetmesi gerekir.

Çoğunlukla telaffuz edemese de eve varır varmaz bunların hepsini omsundan atmayı ummaktadır. Öyleyse siz de, üzerinden yükümlülüklerin kalktığı, zorunlulukların iptal edildiği, baskıların durduğu bir ortam hazırlayın eşinize. Evdeki sorumlulukları hemen almasını beklemeyin. Derhal hesap sormayın. Hemen sorumluluklarına gönderme yapmayın. Kısa bir süre de olsa, onun bir kelebek gibi ”havada asılı” kalmasına izin verin. Dışarıdaki fırtınanın dindiğini ona hissettirmelisiniz. Eşiniz içeri girer girmez, ona getireceğiniz en küçük eleştiri yada eleştiri iması, onun beklediğinin tam tersidir. Hele de akşam yemeğini yemek üzere eve gelen bir erkeğin kan şekerinin iyice düşmüş olabileceğini unutmayın. Kan şekeri düşerken insanlar -ve özellikle de erkekler- pek tahammülsüz olurlar. Mümkünse, söyleyeceklerinizi yemek sonrasında saklayın.

Erkeklere: Yukarıda anlatılanlar mazeret edinmeniz için yazılmadı. Mazeretlere sığınmak, maharet üretmekten daha verimsiz, daha az insani – daha az erkekçe -bir durumdur. Ne kadar ezilmiş olursanız olun, ne kadar üzülmüş olursanız olun, kapıda eşiniz tarafından karşılanma biçimi sizi ne kadar hayal kırıklığına uğratmış olursa olsun, gelir gelmez, TV’nin başına geçmeyin, bir köşeye çekilmeyin, suskunluk mağarasına sığınmayın. Yorgunluğunuzdan dem vurmayın. Eşinizle kısa da olsa, özel bir zaman geçirin. Onun sizin için önemli olduğunu hem sözünüzle hem beden dilinizle ifade edin. Güzel bir bakış, tatlı bir kucaklama, sahici bir iltifat çok şeyi değiştirebilir. Unutmayın onun da ”anne” olmak gibi, kuralı, sırrı, mesaisi, molası olmayan bir ”iş” var. O da sizin gelişinizle biraz olsun hafifletmek istiyor.

Hanımlara: Somurtmak hiçbir yerde kadının yüzünde olduğu kadar çirkin durmaz. Tebessüm de hiçbir yerde bir kadının yüzünde olduğu kadar güzel durmaz. Tebessüm de hiçbir yerde bir kadının yüzünde olduğu kadar güzel durmaz. Tebessüm etmeniz sizi daha güzel, daha ikna edici, daha çok sözü dinlenir, daha sevecen, daha saygın biri yapar. Üstelik de yüz kaslarının birçoğu tebessüm için tasarlanmıştır. Tebessüm etmenizde hem dudaklarınız güzelleşir, hem gözlerinizin içine yeni bir güneş doğar, hem yanaklarınızda yeryüzünün en coşkulu baharı uç verir. Anlaşılmayı bekliyorsanız, somurtmanız sadece bekleme süresini artırmaya yarayacaktır.

Erkeklere: Mümkün olduğunca, akşam yemeğine yetişmeye çalışın. Yemeği, varsa çocuklarınızla ve eşinizle birlikte olma fırsatı olarak görün. Birlikte yemek yemek, birçok iş ve eğitim toplantısının yemekli olduğunu hatırlarsanız, etkili bir iletişimin dolaysız aracı haline gelebilir. Sevginizi bir ekmeği paylaşarak gösterebilirsiniz yemekte. Eşinizi önemsediğinizi onun meyvesini soyup dilimleyerek ifade edebilirsiniz. Üstelik de eşinizin pişirdiği yemekte, onun sizi önemsediğini ve sevdiğini diliniz ve damağınızla hissedebilirsiniz.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*